Karadeniz'imizi Mesken Tutan Tehlike Harun UZUN kebir53@hotmail.com7 Şubat 2012 Salı 14:34
Hidro Elektrik Santralleri, yurdumuzun güzide bölgesi karadenizimizi mesken tuttu.
Bölge halkı HES'ler hakkında bilgi sahibi yapılmadan, sessiz sedasız fizibilite çalışmaları yapılarak acil bir şekilde inşaat çalışmalarına başlanıyor. Bölge halkı kendisini görmezlikten gelen HES yatırımcılarına öfkeyle bakıyor.
HES projeleriyle ilgili çalışmalar bölge dışındaki şehirlerde, konusuyla ilgili uzmanlarca toplantılar tertiplenerek yapılması gerekenler hakkında karar vermektedirler.
Bir gurup insanlara göre; HES projesi Karadeniz'deki ekolojik dengeyi bozacağı iddiasındadır. Bir gurup insanlara göre ise HES projesi Karadeniz bölgesi için büyük bir yatırımdır. Bölgeye ekonomik yönden katkı sağlayacağı düşüncesindedirler. Ülke için enerji yönünden dışa bağımlılıktan kurtulmanın başlangıcı sayılabilir. Bölgemizde ne zaman bir proje hayata geçirilmeye çalışılsa, bilenler veya bilmeyenler ortaya çıkarak, konu hakkında nutuk atarak, insanların kafasını karıştırıp projenin yapımına engel olmakta veya geciktirmektedirler. Bunun kime ne yararı olduğunu düşünmek bile istemiyorum.
Bölgemizde kurulacak olan Liman işletme tesisleri daha fizibilite çalışmaları aşamasında tartışmaya başlanarak yapımını engellemeyle büyük bir iş başarmışız gibi gururlananlar oldu. Bölgemizde yapılan modern bölge cezaevine yöre halkı tarafından öfkeyle karşı çıkılarak engelleme adına her yol denenerek yatırımın bölge adına ekonomik katkı sağlanması geciktirilmektedir.
Rize'de yapılmakta olan Rize organize sanayi bölgesi çalışmaları yöre halkının bir kısmının kendilerince haklı sebeplerden dolayı karşı çıkması içinden çıkılmaz bir hal almış durumdadır. Sıkıntıların ana sebepleri; yapılmakta olan projelere yöre halkının görüşlerine başvurulmamasıdır. Yörenin kahrını çeken, sıkıntılarını yaşayan bu insanların projelere veya fizibilite çalışmaları yapılması esnasında dahil edilmeleri büyük önem taşımaktadır. Bölge için, daha da önemlisi yerli halk için ne kadar önem arz etse bile, insanlar bilgilendirilmediği sürece, hayati önem taşıyan bu projelere karşı çıkılmaktadır.
Halk desteği olursa, HES projelerinin yararları ve zararları uzman kişilerce, bölge insanının ayağına gidilip anlatılırsa, insanların kafasındaki olumsuzluklar yok edilirse, cahil zümrelere nutuk atacak ortam bırakılmazsa bu projeler kısa zamanda ve sorunsuz bir şekilde hayata geçirilebilir. Toplumsal faydanın ön planda tutularak, çevreci projeler üzerinde çalışmalar yapılmalıdır. Erozyonun önlenmesi, heyelan oluşumunu engelleyecek çalışmaların nasıl yapılacağı, yöre florasının korunması ve geliştirilmesiyle temiz, güvenilir enerji üretilmesinin nasıl yapılacağı planlı bir çalışmayla yürütülmelidir. Yörenin peyzaj mimarisinin güzelleştirilerek rehabilite edilmesini, yöreye gelecek turistlerin nasıl ağırlanacağı düşünülerek gerekli sosyal tesislerin uygun yerlerde yapılması sağlanmalıdır. Bölgede yapılmakta ve yapılacak olan HES projelerinin şantiye çalışmaları mülkiye amirliğince büyük bir titizlikle denetimi sağlanmalıdır. Dere yataklarının tamamının kurutulmaması konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi gereklidir. Bölgenin coğrafik yapısına kanal tipi değil de tüp tipi projeler üzerinde çalışmalar yapılmalıdır.
Kısaca söylemek gerekirse; İnsan bilmediği şeyin düşmanıdır. Ülkemizde bilgi paylaşımı çoğu kez alt birimlerle yapılamamaktadır. Bilgi paylaşımının olmadığı yerde ise sürekli arbede yaşanmaktadır. İşin doğrusu iş işten geçtikten sonra anlatılması kayıpları geri getirmiyor maalesef.
"İyi insan aklıyla yapar, Vicdanıyla tasdik eder, nefsiyle onaylar."
"Kendine saygın varsa, herkese saygılı ol, sevgiyi bulmak için saygıdır. en güzel yol." " Ne aradığını bilmeyen, Bulduğu şeyin ne olduğunu da bilemez." Diyerek Ne aradığımızı ve ne yapmak istediğimizi bilirsek, çevreye ve insanlara hoşgörülü bakabilirsek, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluğun olduğunu sanmıyorum.Bu köşe yazısı toplam 1530 defa okunmuşturKöşe Yazısı Yorumları Yorum EkleBu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.