Kalkandere Resim

Haberin demi

  • Dolar 6.2731
  • Euro 7.3298
  • GR ALTIN 242.75
  • ÇEYREK 395.82

OSMANLI’DA KAZASKERLİK

OSMANLI’DA KAZASKERLİK VE RİZELİ YUNUS VEHBİ EFENDİ

OSMANLI’DA KAZASKERLİK

OSMANLI’DA KAZASKERLİK VE

RİZELİ YUNUS VEHBİ EFENDİ

 

İlk olarak Abbasîlerde “Kâdı’l-kudât”lık şeklinde görülen ve dilimize Kadıasker ve Kazasker şeklinde kullanılan Kazaskerlik makamı, Harizmşahlar’da, Anadolu Selçuklu Devleti’nde, Eyyubîler’de, Memlüklüler’de hatta Karamanoğulları’nda da vardı. Kazaskerlik makamına getirilen şahıs dinî ilimlerin yanı sıra derinlemesine hukukî ilimlere de vakıf bulunurdu. Osmanlılarda ilmiye sınıfı içinde Şeyhulislâm’dan sonraki en büyük derece olan ve ilk defa 1363 yılında Sultan Birinci Murad Han zamanında askerî sınıfın dînî ve hukukî işlerine bakmak üzere ihdas edilen bu makama Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil Efendi tayin olundu. Kazaskerlik 1480 yılına kadar tek iken, sınırların genişlemesi sebebiyle bu tarihte Rumeli ve Anadolu kazaskerlikleri adlarıyla ikiye ayrıldı. Teşrifat ve ilmiyedeki sıralama Şeyhülislâm, Rumeli Kazaskerliği ve Anadolu Kazaskerliği şeklinde idi. Kazaskerlerin kıyafeti ilmiye kıyafeti olup kendileri Divanın tabiî üyesi bulunurdu. Şeyhülislâmlar divanda bulununcaya kadar Divandaki dînî meseleler Kazaskerler tarafından hallolunurdu. Kazaskerler, Divân-ı Hümâyunda dava dinlerler, ayrıca Salı ve Çarşamba günleri haricinde hergün kendi konaklarında divan toplarlardı. Burada kendilerine havale edilen veya kendilerine ait olan şer’î ve hukukî işlere bakarlardı. Kazaskerlerin tezkireci, ruznâmeci, matlabcı, tatbikçi, mektubcu ve kethüda isimlerinde altı yardımcısı bulunurdu. Kazaskerlerin tayinleri, 17.asra kadar Vezir-i âzamların Padişahlara arzı ile yapılırdı. Bu tarihten sonra Vezir-i âzamların da muvafakatini alarak Şeyhülislâmlar tarafından Padişaha arz edilmeye başlandı. Anadolu Kazaskeri Anadolu’daki, Rumeli Kazaskeri de Rumeli bölgesindeki kadı ve müderrislerin tayin ve hizmeti ile vazifeliydiler. Kazaskerlerin görev süreleri 17.asra kadar iki yıl iken, daha sonra bir yıla indirildi. Bununla birlikte Kazasker olan zat birkaç defa aynı makama tayin edilebilirdi. Padişahlar sefere çıkarlarken, Kazaskerler de muhakkak sefere iştirak ederlerdi. Vezir-i âzamların Serdâr-ı ekrem olarak gittikleri seferlerde ise Kazaskerler namına bir Ordu kadısı vazifelendirilirdi. Kazaskerlik Osmanlı Devletinin sonuna kadar devam etmiş ve Osmanlı Devletiyle birlikte bu makam da kalkmıştır.

 
YUNUS VEHBİ EFENDİ

 

Sultan II.Abdülhamid Han dönemi Anadolu Kazaskerlerindendir. Rize’nin Gündoğdu bucağı Veliköyü’nden Mollaahmetoğlu ailesinden Hacı-Hatip Mehmet Efendi’nin oğludur. Osmanlı devrinde çok sayıda din ve devlet adamı yetiştiren bir ailenin ferdi olarak 1252 (1836) yılında Veliköy’de doğdu. Rize, Konya ve Kayseri’de tahsil gördükten sonra İstanbul’a gelerek Fatih’te Akdeniz Çifteayak Kurşunlu Medresesi’nde Arnavut Hacı Ali Efendi’den, ayrıca Mağribî muhaddis Şeyh Kasım Efendi’den tahsil gördükten sonra icazet aldı.

13 Eylül 1863’de resmen ilmiye kadrosuna girdi. 4 Temmuz 1861’de Fetvahâne’de müsevvid odasında görevlendirildi. 1863’de Mekke-i Mükerreme Bab Kadı Vekilliği’ne tayin edilip iki sene bu görevde bulundu. 23 Mayıs 1865’de Mekke-i Mükerreme’deki vazifesinden ayrılarak Fetvahânedeki görevine devam etti. 1866’da İlâmât-ı Şeriye Mümeyyiz Muavinliği’ne tayin edildi. Burada davaların nasıl bir hükme bağlanacağını gösteren resmi vesikaları hazırlıyordu. 23 Mayıs 1868’de ek bir memuriyet olarak Muallimhâne-i Nüvvab (Hukuk Fakültesi) Müdürlüğü görevine getirildi. 1873’de İlâmât-ı Şeriye Mümeyyizliği’ne yükseldikten iki gün sonra Muallimhâne-i Nüvvab Müdürlüğü’nden ayrıldı.

1873’de Fetvahâne’de Müsevvidlerin Reisliğine, 10 Eylül 1874’de İstanbul Kadılık Müşavirliği’ne terfi etti. Haziran 1876’da Müşavirlikten ayrılıp, aynı yıl Emvâl-i Eytam denen Yetimlerin Mallarını İdare Müdürlüğüne, yine aynı yıl 8 Eylül’de Bağdat Vilâyeti Merkez Naibliği’ne tayin edildi. 1878’de Bağdat Naibliği’nden ayrılarak 1879’dan 1880 tarihine kadar İzmir, 1882’ye kadar Yanya, 1884’e kadar Küdüs, 1885’e kadar Ankara merkez Naiblikleri’nde bulundu. 1887’de Ankara’dan ayrılan Yunus Vehbi Efendi, 19 Eylül 1887 tarihinde tekrar eski görev yeri olan Mekke’ye bu sefer Kadı olarak tayin edildi. 1888’de Mekke Kadılığından ayrılıp 29 Mayıs 1889’da Evkâf-ı Humâyun (Vakıflar Genel Müdürlüğü) Kadı Müfettişliği’ne tayin edildi. 1890’da bu müfettişlikten de ayrılan Yunus Vehbi Efendi, 1892’den 1894’e kadar Edirne Naibliği’nde, 1895’den 1897’ye kadar Beyrut merkez Naibliği’nde bulundu. 1898’de Meclis-i Tedkikât-ı Şeriye üyeliği’ne, 1904’de ikinci defa Mekteb-i Nüvvab Müdürlüğü’ne tayin edildi. 1908’de bu görevden, 1909 yılında da Meclis-i Tedkikât-ı Şeriye üyeliği’nden ayrılan Yunus Vehbi Efendi 1 Eylül 1325 (1909) tarihinde emekliye sevk edildi.

Yunus Vehbi Efendi ilmiye mensubu derecelerinde tedricen yükselerek İbtida-i Haric, Mûsıla-i sahn, İbtidâ-i Altmışlı, Hareket-i Altmışlı, Bilâd-i Mahrec’den Halep, Bilâd-i Hamse’den Edirne Mevleviyeti, İstanbul Mevleviyeti derecelerinden sonra 23 Mayıs 1898 tarihinde Anadolu Kazaskerliği paye ve rütbelerini ihraz etti.

Beş sene kadar Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye Meclisi’nde üye olarak bulunan Yunus Vehbi Efendi’nin mecelle’de imza ve mühürleri vardır.

Hayatı boyunca Osmanlı devletinin Rize, Konya, Kayseri, İstanbul, Mekke-i Mükerreme, Bağdat, İzmir, Yanya, Küdüs, Ankara, Edirne ve Beyrut gibi muhtelif yerlerinde hizmetler ifa etmiş ve nihayet 30 Ağustos 1913 tarihinde kadir gecesinde vefat edip Eyübsultan’da kendisinden 19 sene önce vefat eden kızı Ayşe Vasfiye Hanım’ın yanına defnedilmiştir. Mezarı Sultan Reşad caddesi üzerinde Canan Hanım türbesi arkasında bulunmaktadır. 18.yüzyılın başından itibaren büyük alimleri giydiği ve ölümlerinden sonra mezar taşlarına işlenen Örfî Destarlı denen başlığa sahip mezar taşında şu yazı bulunur.

 

Küllü şey’in hâlikün illâ-vecheh

Ecille-i ricâl-i ilmiyeden ve Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyeyi

Tanzim eden Fuhûl-i fukahâdan Kadıasker

El-hac Yunus Vehbi Efendi. 1331

Senesi Ramazan-ı şerifinde

Leyle-i Celile-i Kadir’de bârigâh-ı

Ahadiyyete tevdi-i ruh etmişdir

 

Bu yazının altında bulunan 10 mısralık manzum kitabesi şöyledir.

Ey kâinât-ı âlemin ateşli bir dehâsı

Ey fazl ü zühd ü takvay-ı mıhrab-ı muktedâsı

Bir nur-i zî-şerefdin geçtin yazık cihandan

Mersiye-han u fazlın devrân samîmi candan

Gözden nihansın amma ey müşîr-i fazilet

Dillerde sermedîdir ülviyet-i fuhulun

Dürdane-i te’sir döksün peykde (servet)

Ey asrî zî-meali hayret verir ufûlun

Sönmez şüküh-u nâmın dar-i örm ü lâ-yemûtun

Pek manevî lisandır şu zî-vakar sükûtun

27 Ramazan 1331 [30 Ağustos 1913]

 

Yunus Vehbi Efendi’nin hemen yanı başında bulunan kızı Ayşe Vasfiye Hanım’ın mezar kitabesinde de şu yazı bulunur.

Küllü men ‘aleyhâ Fân

Evkaf-ı Humayûn

Müfettiş-i esbakı el-Hac

Yunus Vehbi Efendi

Kerimesi Hâce Aişe

Vasfiye Hanımın

Ruhuna el-Fatiha

Fi 14 Saferulhayr sene 1312 [16 Ağustos 1894].

 

 

Yunus Vehbi Efendi, hac ibadeti ve Kâbe’nin sırlarını konu alan iki adet risale yazmıştır ki bu eserler şunlardır:

1. Esrâr-i Menâsik-i Hacc-i Şerif. 36 sayfalık bu risâle 1318 (1902) yılında İstanbul’da basılarak yayınlanmıştır. Kapağında “Müellifi Sudurdan Yunus Vehbi” ibaresi bulunur. 2003 yılında Veysel Akkaya-Nesibe Akkaya tarafından tercüme edilmiş ve bazı ilaveler yapılarak Haccın Sırları adıyla yayınlanmıştır.

2. Dürerü'l-Hikem fî Esrâr-i Menâsiki'l-Hacci'l-Beyti’l-Harem. 15 sayfalık bu risâle 1320 (1904) yılında İstanbul’da basılmıştır. Eserin kapağında “Sudûr-i ‘izam ve ulema-i zevi’l-ihtiramdan semahatlü Yunus Vehbi hazretlerinin eser-hâme-i tahrirâneleridir” ibaresi bulunmaktadır.

Yunus Vehbi Efendi’nin oğlu Mehmed Servet Efendi de Osmanlı Devlet kademelerinde hizmette bulunmuş bir şahsiyettir.

 

Kaynaklar:

İstanbul Müftülüğü Şeri Siciller Arşivi, Dosya No 181.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi, İ.DH. 708/49581.

Mehmet Nermi Haksan, Eyüplü Meşhurlar 2, İstanbul 2004, s.212-213.

A.Emiri Kütüphanesi, Müteferrik, Defter No 57, v.51a; Defter No 55, v.62a, 71a, 78a; Defter No 61, v.69b, 77a; Defter No 68, v.7a, 8b, 62a.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
NAMAZ VAKİTLERİ
BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık