TÜRİZİM DİYORUZ YOLLARIMIZ KÖSTEBEK GİBİ 27 Mayıs 2011 Cuma 08:42 Sevgili yazı dostlarım sizlere ilginç bir gezintimizi anlatacağım. Geçen hafta dostlarımızın davetlisi olarak Anzer de idik. Gerçekten doğa harikası, dünyaca ünlü Anzer balı ile adını duyuran bir yer. Mükemmel görüntü ve resim çekme imkânım oldu.
Sevgili yazı dostlarım sizlere ilginç bir gezintimizi anlatacağım. Geçen hafta dostlarımızın davetlisi olarak Anzer de idik. Gerçekten doğa harikası, dünyaca ünlü Anzer balı ile adını duyuran bir yer. Mükemmel görüntü ve resim çekme imkânım oldu. Sevgili arkadaşım Abdi AVCI bize rehberlik etti ve gezmeye başladık. Fakat gidene dek aracımızı parçalar hale geldik. Turizm diyoruz fakat yollarımıza bakamıyoruz bumu güzel Anzer, kabahor, kamanın dibi… Derken yolların bir bölümü asfalt lakin çukuru bol bir bölümü betondanmış. Bu betonlar harika yapanlara teşekkür ederiz. Çok virajlı olan yolun çoğu toprak ve bozuk.Aracımızla çukurlara düşe kalka yolumuza devam ederken karşımıza bir tır çıktı. Aracı durdurduk, sohbet ettik, bir dokun bin ah işittik, O da yoldan muzdarip. “neredeydiniz, burada tırın işi ne?” dedik. “ Anzer sudan su çekiyorum” dedi. Bizde merak edip Anzer suya uğradık. Bizleri müdürleri Ahmet Bey ile Ramazan Bey karşıladı ve tesisi gezdirdiler. 75Km lik su getirilip analiz edilip dolum yapılıyor mükemmel bir tesis. Ham madde plastiği konulup şişe yapılıyor ve makinelerde yıkanıp dolum yapılıp el değmeden işlemler gerçekleşiyor. Dolum işleminden sonra kapaklanıp, ambalaj yapılıp, araçlara yüklenip marketlere ve oradan da bizim soframıza geliyor. Bu mükemmel tesisi kazandıran herkese teşekkürü bir borç biliyorum. Anzer ve birleşik köylere ekonomik olarak canlılık getireceğine inanıyorum. Anzerli ve İkizderelileri Kalkandereli bir gazeteci olarak kutluyorum ve başarılarının devamını diliyorum. Sevgili yazı dostlarım Mayıs ayındayız ve yavaş yavaş bozuk yolla Anzere çıkmaya devam ediyoruz. Hava bazen çok güzel v pürüzsüz resim çekmeye uygun bazen ise hava bozuk. Ağaçlar çiçek açmış ve her yer çiçek… Yeşil otların üzerine uzanıp bir güzel yorgunluğumuzu attık. E anzere gidip de anzer balı çekmemek olmaz. Ahmet dayı ile sohbet etmeye başladık. Arkadaşım Abdi de arıcı ve arı sohbeti başladı bizde katıldık. Sohbet uzayıp giderken arkadaşım saati hatırlattı ve ızdıraplı yolculuğumuz başladı. Arkadaşımız Abdi yide evine bıraktık. Biz medya gurubunu ağırladığı için kendisine teşekkür ediyoruz. Dönerken baba dostumuz Güneyce belediye başkanı Kemal KÖSE hocama uğradık. Sohbet ederken bir merakımızı sordum: “Hocam kemer köprünün altına avize koydunuz enteresan bir olay, nereden geldi aklınıza?” kendi üslubuyla genişçe anlattı. “Bizler Güneyce ye bir sürü hizmet yaptık, Güneyce çay fabrikasını kurduk fakat hiç biri bu kadar ilgi çekmedi. Köprüyü aydınlatalım diye düşündük siz dahil bir çok gazetecinin de dikkatini çekti ve servislerine taşıdılar bu olayı” dedi. Başkan köse sorunlarını anlattı ve müsaade isteyip yola koyulduk. Güneyce’nin kalkınan bir Güneyce olmasını diliyorum. Sevgili yazı dostlarım hazır yola çıkmışken emekli olduğum ÇAYKUR fabrikasına da bir uğradık ve burada arkadaşlarımla sohbet ettik. Anzer sudan hediye edilen su ile burada çay demledik ve tadına doyamadık. Bu demektir ki Anzer su ile yapılan çaydan asla vazgeçemeyeceğiz. Çay üreticilerinin yüzünü güldürecek bir fiyat verilmesi dileği ile görüşmek üzere hoşça kalın ve dostça kalın. Barış, huzur ve mutluluklar sizlerin olsun… Bu haber toplam 734 defa okunmuşturHaber Yorumları Yorum EkleBu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.